HACCIN YAPILIŞ ŞEKLİ

MİKÂTLAR:

"Mevâ'id", "miâd"ın çoğulu olduğu gibi, "mevakit"te "mikât"in çoğuludur. Mikâtlar (mevakit) zamana ve mekana ait olmak üzere iki kısma ayrılırlar:

Zamana Ait Mikâtlar:
Zamana ait mikâtlar; Hacc amellerinin ancak kendisinde sahih olduğu vakitlerdir. Allahu Teala bu vakitleri şöyle açıklamıştır: "Ey Muhammed sana hilal halindeki ayları sorarlar." De ki; "onlar insanlar ve hacc için vakit ölçüleri (mevakit)dir." (Bakara: 189). "Hacc bilinen aylardadır." (Bakara: 197)
Alimler, hacc aylarından maksadın Şevval ve Zilkade olduğunda icma etmiş, Zilhicce ayının tamamının yoksa on gününün mü hacc ayı olduğunda ise ihtilaf etmişlerdir. İbn Ömer, İbn Abbas, İbn Mesud, Hanefiler, Şafii ve Ahmed ikinci görüşü benimsemiş, İmam Malik ise birinci görüşü benimsemiştir.
İbn Hazm da birinci görüşü tercih ederek demiştir ki: "Allahu Teala "Hacc bilinen aylardır." buyurmuştur. Bu ifadeden hacc aylarının iki ayla üçüncü ayın bir kısmı olduğu anlaşılmaz." Yine İbn Hazm demiştir ki: "Hacc amellerinden birisi olan şeytan taşlama, Zihicce ayının on üçüncü gününde yapılır ve haccın farzlarından olan ziyaret tavafı, ihtilafsız olarak zilhicce ayının tümünde yapılabilir. Bu durumda hacc aylarının üç ay olduğu ortaya çıkmış olur."
Bu ihtilafın neticesi, kurban kestikten sonra yapılan hacc amellerinde de kendini gösterir: "Zilhiccenin tümü haccın vaktidir." diyene geciktirme kurbanı gerekmez. "Zilhiccenin sadece on günü kurban günleridir." diyene ise geciktirme kurbanı gerekir.

Hacc Aylarından Önce İhrama Girmek
İbn Abbas, İbn Ömer, Cabir ve Şafii "ihram; hacc aylarının dışında sahih olmaz" görüşüne varmışlardır.
Buhari şöyle demiştir: İbn Ömer (r.a.) "Hacc ayları Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce'nin on günüdür." demiştir. İbn Abbas da; "İhrama hacc aylarının dışında girmemek sünnettendir," demiştir.
İbn Cerir'in İbn Abbas'dan rivayet ettiğine göre; İbn Abbas (r.a.); "Hacc aylarının dışında, hiçbir kimsenin ihrama girmesi sahih olmaz," demiştir.
Hanefiler, İmam Malik ve Ahmed: "Hacc aylarından önce ihrama girmek kerahatle beraber sahihtir," görüşündedirler.
Şevkani birinci görüşü tercih ederek şöyle demiştir: "Allahu Teala'nın, hacc amelleri için belli aylar tayin etmesi, hacc aylarından önce ihrama girmenin men edildiği görüşünü kuvvetlendirmektedir. İhram hacc amellerinden bir ameldir. Hacc aylarından önce ihrama girmenin sahih olduğunu iddia edenin, delil getirmesi gerekir."

Yere Ait Mikâtlar

Yere ait mikalar; hacc ve umre yapmak isteyenin ihrama girdiği yerlerdir. Hacc ve umre yapanın ihrama girmeden bu yerleri geçmesi caiz olmaz.
Rasulullah (s.a.v.) bu mikâtleri şöyle açıklamıştır: "Medine ehlinin miktarı Zulhuleyfe'dir. (Bu durumda Mekke'yle arasında 450 km. kalmış olur. Zulhuleyfe Mekke'nin kuzey tarafındadır.) Şam ehli için Cuhfe'yi mikât olarak tayin etmiştir. (Cuhfe; Mekke'inin kuzey batısında bir yer olup, Mekke ile arasında 187 km. kalır. Şimdi Cuhfe harap olduğu için, Cuhfe'nin yol işaretlerini geçtikten sonra, bu yerden geçenlerin mikâtı ile Mısır ve Şam ehlinin mikâtı Rabiğ olmuştur.) Necid ehlinin mikâti, Karnü'l-Menazil'dir. (Bu yer; Arafat'a doğru uzanan Mekke'nin doğusunda bir dağdır. Mekke'yle arasında 94 km. vardır.) Yemen ehlinin mikâti Yelemlem'dir. (Yelemlem; Mekke'nin güneyinde bir dağdır. Mekke'yle arasında 54 km. vardır.) Irak ehlinin mikâti Zat-u 'Irk'tır. (Bu yer Mekke'nin kuzey doğusunda kalır. Mekke'ye uzaklığı 94 km. dir.)

Bazıları mikât yerlerini nazım halinde söylemişlerdir:
'Irk, Irak'ın; Yelemlem, Yemen'in;
Zulhuleyfe de Medinelilerin ihrama girme yeridir.
Eğer oradan geçerlerse, Şamlıların, Cuhfe;
Necid ehlinin, Karn ihram yeridir.
Bu mikâtleri Rasulullah (s.a.v.) tayin etmiştir. İster o taraftan olsun, ister başka taraftan olsun, buralardan geçen herkesin mikât yeri, bu yerlerdir. Bir hadiste Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Bu mikâtler, zikri geçen yerlerin halkı ile başka yerlerden hacc ve umre yapmak isteyerek buralara uğrayanların mikâtidir." Yani bu yerler, bu yerlerin ahalisiyle, bu yerlerden geçenlerin mikât yeridir. Eğer bu muayyen yerlere yakın ahaliden değilse, hacc niyetiyle Mekke'ye geldiği zaman bu yerlerden ihrama girer. Mekke'de bulunup da hacc yapmak isteyenin mikâtı, Mekke'nin evleridir. Şayet umre yapmak isterse onun mikâtı Hill'dir. Hill'e çıkarak oradan ihrama girer. Hill'den ihrama girmenin asgari mevkii, Ten'im denen yerdir. Mikâtla, Mekke arasında bulunan kimsenin mikâtı ise evidir. İbn Hazım şöyle demiştir: "Bir kimsenin yolu bu mikâtlerin herhangi birisinden geçmezse, ister kara, ister deniz yolcusu olsun istediği yerden ihrama girer.

Mikâttan Önce İhrama Girmek
İbnü'l-Münzir şöyle demiştir: "İlim ehlinin icma'ına göre; mikâttan önce ihrama giren, ihrama girmiş sayılır. Ancak 'mekruh olur mu' sorusuna gelince; dendi ki; "Evet, çünkü sahabenin sözüne göre; Rasulullah (s.a.v.) Zulhuleyfe'yi, Medine halkı için mikât tayin etmiştir. Bu tayin, niyetle bu mikâtlarden hacca girilebileceğini ve mikâte gelmeden veya geçtikten sonra girilmemesi gerektiğini göstermektedir. Mikâtten önce ihrama girmek her ne kadar haram değilse de en azından efdal olanı terk etmektir."

 


:: Ana Sayfa ::