|
Vakfenin
Vakti
Cumhur
ulema, vakfenin vaktinin, dokuzuncu günü zevalden sonra başlayıp
onuncu günü güneş doğuncaya kadar devam ettiği görüşündedirler.
Gece ve gündüz bu vaktin her hangi bir cüzünde vakfe yapmak kafi
gelir. Ancak gündüz vakfe yaparsa, vakfesini güneş battıktan sonraya
kadar uzatması vacibdir. Şayet gece vakfe yaparsa üzerine bir
şey lazım gelmez. Şafiye göre, vakfeyi geceye kadar uzatmak sünnettir.
Vakfeden
Maksat Nedir?
Vakfeden maksat, uyku veya uyanıklık halinde, binek üstünde veya
oturarak, yaslanarak veya yürüyerek olsun, ister temiz halde bulunsun,
isterse hayız, nifas ve cünup olup temiz halde bulunmasın, Arafat'ın
herhangi bir yerinde hazır bulunmaktır.
Alimler, baygınlık geçirip de Arafat'tan çıkıncaya kadar ayrılmayan
kişi hakkında ihtilaf ettiler. Ebu Hanife ve Malik "Vakfesi
sahih olur" demişler, Şafii, Ahmed, Hasan, Ebu Sevr, İshak
ve İbnü'l-Münzir ise, "Sahih olmaz. Çünkü vakfe haccın rukünlerinden
bir rukündür. Baygınlık geçirenin diğer rukünleri sahih olmadığı
gibi vakfesi de sahih olmaz." demişlerdir.
Tirmizi, geçen İbn Yamur hadisini tahric ettikten sonra şöyle
dedi: "Süfyan-ı Servi demiştir ki: Nebi aleyhisselam'ın ashabından
ilim ehli ve diğerleri Abdurrahman bin Yamur'un şu hadisiyle amel
etmişlerdir; "Fecirden önce Arafat'ta vakfe yapmayan, haccı
kaçırmıştır. Fecirden sonra Arafat'a gelirse vakfe yapmış sayılmaz.
Ancak umre yapmış sayılır ki, üzerine gelecek sene hacc yapması
gerekir." Şafii, Ahmed ve diğerlerinin görüşü budur."
|