|
Kayaların
Yanında Vakfe Yapmanın Müstehab Olduğu
 |
Arafat'ın
herhangi bir yerinde vakfe yapmak yeterlidir. Çünkü, Arafat'ın
batı tarafındaki vadi hariç her yerinde vakfe yapılır. Bu
yerde ise vakfe icmaen caiz değildir. Vakfenin imkan nispetinde
kayların bulunduğu veya kaylıklara yakın bir yerde yapılması
müstehabdır. Çünkü Rasulullah (s.a.v.) bu yerlerde vakfe
yaparak; "Ben burada vakfe yaptım, Arafat'ın tümü vakfe
yeridir," buyurmuştur. (Müslim, Ahmed ve Ebu Davud)
Rahmet dağına çıkmak gerekmediği gibi orada vakfenin faziletli
olduğuna inanmak yanlış olup sünnet değildir.
Yıkanmanın
Müstehab Olduğu
Arafat'ta vakfe için yıkanmak mendubdur.
İbn Ömer (r.a.) vakfe için arafe gecesi yıkanmıştır. (Malik)
|
Ömer
(r.a.) ihramlı iken Arafat'ta yıkanmıştır.
Vakfenin
Adabı ve Dua
Vakfe yapanın tam temizliğe riayet etmesi, kıbleye dönerek kendisi
ve başkaları için ellerini kaldırıp huzurlu bir kalp ile, Allah'tan
korkarak din ve dünya işleriyle ilgili dilediği duayı yapması,
zikir ve istiğfarı çoğaltması gerekir.
Üsame bin Zeyd (r.a.) şöyle demiştir: "Arafaat'ta Nebi aleyhisselam'ın
gerisindeydik. Ellerini kaldırarak dua ediyordu. (Nesai)
Amr bin Şuayb'dan, onun babasından onun da dedesinden rivayet
ettiğine göre dedesi şöyle demiştir: Arafat günü Nebi aleyhisselam'ın
en çok yaptığı dua şudur:
"Allah'tan başka ilah yoktur, yalnız O vardır. Ortağı yoktur.
Mülk O'nundur. Hamd O'nadır, hayır O'nun kudretindedir. O her
şeye kadirdir." (Ahmed ve Tirmizi) Tirmizi'nin lafzı şöyledir:
Nebi aleyhisselam şöyle buyurmuştur: "Duanın en hayırlısı
Arafat günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki nebilerin yaptıkları
duaların en hayırlısı şudur:
"Allah'tan başka ilah yoktur, yalnız O vardır. Ortağı yoktur,
mülk O'nundur, hamd O'nadır, O her şeye kadirdir."
Hüseyin bin Hasan el-Mervezi'den rivayet olunduğuna göre, o şöyle
demiştir: Süfyan bin Uyeyne'ye Arafat günü yapılacak en faziletli
duayı sordum. Süfyan: "La ilahe illallahu vahdehu la şerike
leh." (Allah'tan başka ilah yoktur, Yalnız O vardır, ortağı
yoktur.) duasıdır," dedi. Ben, "Bu senadır, dua değildir,"
deyince, Süfyan "Malik bin Haris'in rivayet ettiği hadisi
bilmiyor musun? O hadis bunun tefsiridir." Ben de; "Öyleyse
onu bana anlat," dedim. Süfyan şöyle anlattı: "Mansur'un
Malik bin Haris'ten rivayet ederek bana anlattığına göre, malik
demiştir ki; Allahu Teala şöyle buyurur: "Kulum istediği
şeyi bırakıp da beni övmekle meşgul olduğu zaman, o kuluma benden
isteyenlere verilen şeyin en faziletlisini veririm." Süfyan,
"İşte bu kutsi hadis Nebi aleyhisselam'ın sözünün tefsiridir."
dedi.
Beyhaki'nin Ali (r.a.)'den rivayet ettiğine göre Ali (r.a.) demiştir
ki: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Benden önceki nebilerin
en çok yaptıkları dua ile Arafat günü benim en çok yaptığım dua
şudur:
"Allah'tan başka ilah yoktur, yalnız O vardır. Ortağı yoktur.
Mülk O'nundur. Hamd O'nadır. O her şeye kadirdir. Allahım gözüme
nur, kulağıma nur, kalbime nur koy. Allahım, göğsüme genişlik
ver. İşlerimi kolay kıl. Allahım, nefsimden gelen vesveseden,
işlerimin dağınık olmasından, kabir fitnesinin şerrinden; geceye
ve gündüze giren şeylerin şerrinden, esen rüzgarın şerrinden ve
zamanın getirdiği felaketlerin şerrinden Sana sığınırım."
Yine Tirmizi'nin Ali (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre Ali şöyle
demiştir: Arafe günü vakfedeyken Nebi aleyhisselam'ın en çok yaptığı
dua şudur:
"Allah'ım söylediğimiz şekilde hamd Sanadır. Söylediklerimizin
hayrını bize ver. Allahım, namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm
Senin içindir. Dönüşüm Sanadır. Ey Rabbim, mirasım Senindir. Allahım,
kabir azabından, içimdeki vesveseden, işlerimin dağınık olmasından
Sana sığınırım. Allahım, esen rüzgarın şerrinden Sana sığınırım."
Vakfe
İbrahim Aleyhisselam'ın Sünnetidir
Mirbei'l-Ensarî'den rivayet olunduğuna göre, Rasulullah (s.a.v.)
şöyle derdi: "Bulunduğunuz yerde durunuz. Çünkü siz İbrahim
aleyhisselam'dan kalma bir yerde duruyorsunuz." (Tirmizi
rivayet etmiş olup, "İbni Mirbe'in hadisi, hasendir,"
demiştir.)
Arafat
Gününün Orucu
Rasulullah (s.a.v.)'in Arafat günü oruç tutmadığı ve "Şüphesiz
Arafat günü, kurban günü ve teşrik günleri biz Müslümanların bayramıdır.
Ogünler yemek ve içmek günleridir." buyurduğu sabit olmuştur.
Yine Rasulullah'ın Arafat günü Arafat'ta oruç tutmaktan nehyettiği
de sabit olmuştur. İlim ehlinin çoğu bu hadislerle delil getirerek,
hacı adayının sağlam bir vücutla dua ve zikir yapabilmesi için
Arafat günü oruç tutmamasını müstehab saymışlardır. Arafat günü
oruç tutmaya teşvik eden rivayetler ise, Arafat günü Arafat'ta
bulunan, hacı olmayan kişilere hamledilmiştir.
Öğle
İle İkindiyi Beraber Kılmak
Sahih hadiste geçtiğine göre Nebi aleyhisselam Arafat'ta öğle
ile indiyi beraber kıldı. Ezan okuyup kamet getirdi. Öğleyi kıldıktan
sonra tekrar kamet getirdi ve ikindiyi kıldı.
Esved ve Alkame'den rivayet olunduğuna göre, bunlar şöyle demişlerdir:
"Arafat'ta imamla beraber öğle ile ikindiyi kılmak haccı
tamamlayıcı hususlardandır."
İbnü'l-Münzir şöyle demiştir: "İlim ehli, imamın ve onunla
beraber kılan cemaatın Arafat'ta öğle ve ikindiyi beraberce kılmaları
gerektiğine icma etmişlerdir."
Şayet imamla beraber cem yapmamışsa, tek başına kıldığı halde
cem yaparak kılar.
İbn Ömer (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; kendisi Mekke'de
ikamet ediyordu. Mina'ya çıktığı zaman namazı kısalttı.
Amr bin Dinar'dan rivayet olunduğuna göre; o demiştir ki, Cabir
bin Zeyd bana "Arafat'ta namazı kısaltıyorum" dedi.
(Said bin Mansur)
|