|
ŞEYTAN
TAŞLAMAK
 |
Meşru
Oluşu
Beyhaki'nin
Salim bin Ebi Cad'dan onun da İbn Abbas'dan rivayet ettiğine
göre; Nebi aleyhisselam şöyle demiştir: "İbrahim
aleyhisselam hacc menasikini yapmak için geldiğinde, Cemre-i
Akabe yerinde şeytan ona geldi, İbrahim aleyhisselam şeytana
yedi taş atarak onu yerin dibine geçirdi. Sonra ikinci
cemre yerinde ona musallat oldu. İbrahim aleyhisselam
ona yedi taş daha atarak yine yerin dibine geçirdi. Üçüncü
cemre yerinde şeytan yine geldi. Bunun üzerine İbrahim
|
aleyhisselam şeytana yedi taş daha attı; nihayet şeytan yerin
dibine geçti." İbn Abbas şöyle demiştir: "Şeytanı
taşlıyorsunuz ve böylece atanız İbrahim aleyhisselam'ın sünnetine
tabi oluyorsunuz." (Münziri demiştir ki: "Bu hadisi
İbn Huzeyme Sahih'ınde rivayet etmiş, Hakim de hadisi rivayet
ederek Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahih olduğunu söylemiştir.")
Şeytan Taşlamanın Hikmeti
Ebu
Hamid el-Gazali, İhya'sında şöyle demiştir: "Şeytan taşlamaya
gelince; taş atan, nefse ve akla bu konuda bir pay ayrımadan emre
uymayı, kulluğu ve boyun eğmeyi izhar ederek sırf itaat için davranmayı
kastetsin. O yerde, Allah'ın lanet ettiği şeytan İbrahim aleyhisselam'a
gelmiş, onun haccına bir şüphe sokmak veya onu bir günaha bulaştırmak
istemiş de, Allahu Teala, onu kovmak ve bu isteklerine set çekmek
için şeytanı taşlamasını İbrahim aleyhisselam'a emretmişti. Aklına
şöyle bir fikir gelebilir: "Şeytan İbrahim'e musallat oldu.
İbrahim de şeytanı gördüğü için, onu taşladı. Ama bana ise şeytan
musallat olmamıştır." Bilki hatırına gelen bu fikir şeytandandır.
Senin taşlamaktaki azmini kırmak, sana faydalı olmayacak şeyleri
hayal ettirmek ve "bu hareketin oyuna benziyor, bunla niye
uğraşıyorsun?" demek için senin kalbine bu fikri koymuştur.
Ciddi bir gayretle ve şeytanı taşlayarak bu fikri içinden kov.
Bununla şeytanını burnunu yerde süründürürsün. Bilki sen, görünüşte
Akabe'de çakıl taşları atıyorsun. Gerçekte ise, o taşları şeytanını
kendisine atarak belini kırıyorsun. Çünkü şeytanın burnunu yerde
süründürmek, ancak Allah'ın emrine uyarak, nefse bir pay ayırmadan
sırf onun emrine hürmet göstererek mümkün olur."
Şeytan Taşlamanın Hükmü
Alimlerin çoğu, şeytan taşlamının vacip olduğu rukün olmadığı
ve terkedenin kurban kesmeye mecbur olduğu görüşündedirler. Çünkü
Müslim, Ahmed ve Nesai'nin Cabir (r.a.)'den rivayet ettikleri
hadiste, Cabir (r.a.) şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.v.)'i kurban
günü devesinin üzerinde taş arken gördüm. Şöyle diyordu: "Menasikinizi
görüp öğrenesiniz diye böyle yapıyorum. Çünkü bu haccımdan sonra
hacc yapacağımı bilmiyorum."
Abdurrahman et-Teymi (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre, o demiştir
ki: "Rasulullah (s.a.v.) veda haccında nohut tanesi kadar
küçük çakıl taşlarıyla şeytan taşlamamızı bize emretti."
(Taberani Kebir'inde, ravileri sahihin ravileri olan bir sentle
rivayet etmiştir.)
Atılacak Taşın Ölçüsü ve Cinsi
Önceki
hadiste atılacak çakıl taşlarının nohut tanesi büyüklüğünde olacağı
geçmişti. Bu hadisten dolayı ilim ehli küçük taşın müstehab olduğu
görüşüne vardılar. Şayet bu ölçüyü aşarak büyük taş atarsa, cumhur
ulema: "yeterli sayılır, fakat mekruh olur" demişlerdir.
İmam Ahmed ise; "Rasulullah'ın tatbikatı bulunduğu ve büyük
taş atmaktan nehyettiği için, büyük taş atmak yeterli olmaz,"
demiştir.
Süleyman bin Amr bin el-Ahvas el-Ezdi'den, onun da annesinden
rivayet olunduğuna göre annesi şöyle demiştir: "Nebi aleyhisselam'ın
Batn-ı Vadi'de iken şöyle dediğini işittim: "Ey insanlar
birbirinizi öldürmeyiniz, şeytanı taşladığınız zaman nohut tanesi
büyüklüğünde taş atınız." (Ebu Davud)
İbn Abbas'dan rivayet olunduğuna göre, o demiştir ki: "Rasulullah
bana; "Gel, benim için taş topla," dedi. Ben de nohut
tanesi büyüklüğünde çakıl taşları topladım. Taşları eline koyunca
Rasulullah (s.a.v.): "İşte bunlar gibi toplayın. Dinde aşırı
gitmekten sakının. Şüphesiz sizden öncekileri dinlerinde aşırı
gitmek helak etmiştir." (Ahmed ve Nesai)
Alimlerin çoğu bu hadisleri "daha evla ve mendub" şeklinde
anlamışlar ve "ancak taş atmanın caiz olduğu, demir, kurşun
ve benzeri şeyleri atmanın ise caiz olmadığı" üzerinde ittifak
etmişlerdir. Hanefiler bu görüşe muhalefet ederek yer cinsinden
olan taş, çamur, kiremit, toprak ve tuğla gibi şeylerle şeytan
taşlamayı caiz görmüşler, bu konudaki hadisleri mutlak taşlama
şeklinde alarak Rasulullah'ın ve sahabenin fiillerini, sadece
"taş" atılacak şeklinde değil de, taş atmanın daha efdal
olduğu şeklinde yorumlamışlardır.
Birinci görüş tercihe şayandır. Çünkü Nebi aleyhisselam çakıl
taşları atmış ve nohut büyüklüğünde çakıl taşı atmayı emretmiştir.
Bu ifade, taşın her çeşidini içine alır. Fakat taştan başkasına
ise şamil olmaz.
Taşlar Nereden Toplanır?
İbn Ömer (r.a.) taşları Müzdelife'den toplardı.
Said bin Cübeyr de böyle yaparak; "Ashap taşları buradan
toplarlardı," demiştir.
Şafi, Müzdelife'den taş toplamayı müstehab saymıştır.
Ata ve İbnü'l-Münzir'in görüşü de budur. Çünkü İbn Abbas'ın geçen
hadisinde "Bana taş topla" ifadesi vardır. Rasulullah
(s.a.v.) taş toplamak için belli bir yer tayin etmemiştir.
Taşların atıldığı yerden toplanan taşlarla şeytan taşlamak Hanefi,
Şafii ve Ahmed'e göre kerahatle beraber caizdir.
İbn Hazm ise bunun kerahatsiz caiz olduğu görüşüne vararak şöyle
demiştir: "Daha önce atılmış taşlarla şeytan taşlamak caizdir.
Binek üstünde şeytan taşlamak da bunun gibidir. Atılmış taşlarla
şeytan taşlamaya gelince, Kuran ve sünnet bunu nehyetmemiştir."
İbn Hazm devamla demiştir ki: "Eğer denilirse; "İbn
Abbas'dan rivayet olunmuştur ki, cemre taşlarından kabul olunanlar
Allah tarafından kaldırılır. Kabul olunmanlar ise bırakılır. Eğer
böyle yapılmazsa, yığılan taşlar yolu kesecek şekilde bir tepe
oluşturur." Biz deriz ki: "Evet; taşları kaldırsak ne
olur? Eğer bu taşların atılması Amr'dan kabul olunmazsa, Zeyd'den
kabul olunur. Nitekim bir kimse bir sadaka verir de, Allah onu
kabul etmeyebilir. Sonra verdiği kişi bu mala sahip olup, o da
bir başkasına sadaka olarak verir; fakat onunki kabul olunabilir."
Binek üstünde şeytan taşlamaya gelince; Kudame bin Abdullah'ın
rivayet ettiği hadise göre, Kudame (r.a.) demiştir ki: "Rasulullah'ı,
insanları tartaklamak, dağıtmak ve yolu açmak için şuraya-buraya
itmek gibi işler olmadan devesi üzerinde cemreyi atarken gördüm."
Taşların Sayısı
Atılacak
taşların sayısı yetmiş ve kırk dokuzdur. Yedi tanesi bayram günü
Cemre-i Akabe'de atılır. Yirmi bir tanesi, onbirinci gün her cemreye
yedi taş olmaz üzere atılır. Yirmi bir tanesi bunun gibi, onikinci
gün atılır. Kalan yirmi bir tane de yine bunun gibi, onüçüncü
gün atılır. Böylece atılan taşların sayısı yetmiş eder. Şayet
üç gün taş atıp, onüçüncü gün taş atmazsa bu da caizdir. Bu durumda
kırk dokuz taş atılmış olur.
İmam Ahmed: "Hacının beşer taş atması kendisine yeter,"
demiştir. Ata da; "Beş taş atmak yeter," demiştir. Mücahid;
"Şayet altı taş atarsa, kendisine bir şey lazım gelmez,"
demiştir.
Said bin Malik'den rivayet olunduğuna göre, o demiştir ki; "Hacda
Nebi aleyhisslam ile birlikte döndüğümüzde, bazımız "altı
taş attım", bazımız ise, "yedi taş attım", diyordu
da birbirimiz ayıplamıyorduk."
Şeytan Taşlama Günleri:
Taş atma günleri, üç veya dört gün olup, bunlar da; kurban günü
ile teşrik günlerinden iki veya üç gündür. Allahu Teala şöyle
buyurmuştır: "Allah'ı sayılı günlerde anın. Günahtan sakınan
kimseye, acele edip Mina'daki ibadeti iki günde bitirirse günah
yoktur. Geri kalsa da günah yoktur." (Bakara: 203)
Kurban Günü Taş Atmak
Kurban günü şeytan taşlamanın uygun vakti, güneş doğduktan sora
kuşluk vaktidir. Çünkü Rasulullah (s.a.v.) kurban günü kuşluk
vaktinde taş atmıştır. İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet olunduğuna
göre, o demiştir ki; Nebi aleyhisselam ehlinden zayıf olanlarına
gelerek şöyle buyurdu: "Güneş doğuncaya kadar Cemre-i Akabe'ye
taş atmayın." (Tirmizi)
Eğer taşlamayı gündüzün sonuna tehir ederse caizdir. İbn Abdilber
şöyle demiştir: "İlim ehlinin icmaına göre; kurban günü güneş
batmadan önce taşları atarsa, bu onun için iyi olmasa da taşları
vaktinde atmış sayılır."
İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: Nebi aleyhisselam'a kurban günü
Mina'da soru soruldu. Bir adam "Ya Rasulullah, akşam olduktan
sonra taşları attım," deyince Rasulullah (s.a.v.) "Bunda
bir günah yoktur" buyurdu. (Buhari)
Taş Atmayı Geceye Tehir Etmek Caiz midir?
Eğer gündüz taş atmayı men eden bir özür varsa, taş atmayı geceye
tehir etmek caizdir. Çünkü Malik'in Nafi'den rivayet ettiğine
göre; İbn Ömer'in hanımı olan Safiyye'nin kızı Müzdelife'de doğum
yaptı. O ve Safiye geri kaldılar. Nihayet kurban günü güneş battıktan
sonra Mina'ya gelebildiler. Mina'ya geldiklerinde İbn Ömer, cemreyi
atmalarını onlara emretti de üzerlerine bir şey lazım geldiğini
söylemedi.
Fakat özrü yoksa, şeytan taşlamayı tehir etmek mekruh olup gece
taşları atar. Hanefi, Şafii ve Malik'ten bir rivayete göre İbn
Abbas'ın geçen hadisinden dolayı üzerine kurban gerekmez. Ahmed'e
göre; eğer kurban gününün sonuna kadar, taş atmayı tehir ederse,
o gece taş atmaz. Ertesi günü, güneşin zevalinden sonra taş atar.
Zayıf ve Özürlülere, Kurban Gecesinin İkinci Yarısından Sonra
Taş Atmaları İçin Ruhsat Verilmesi
Son gece yarısından önce taş atmak, icma ile hiçbir kimseye caiz
değildir. Ancak kadınlar, çocuklar, zayıflar, özür sahipleri ve
deve çobanlarına Akabe cemresini, kurban gecesinin ikinci yarısında
atmalarına ruhsat verilmiştir.
Aişe (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; Nebi aleyhisselam Ümmü
Seleme'yi kurban gecesi gönderdi. O da fecirden önce taşları atarak
sonra Müzdelife'den indi. (Ebu Davud ve Beyhaki)
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre Nebi aleyhisselam,
deve çobanlarına gece taş atmaları için izin vermiştir. (Bezzar
rivayet etmiştir. Hadisin senedinde Müslim bin Halid ez- Zenci
vardır ki, bu zat zayıf bir kişidir.)
Ata'dan rivayet olunduğuna göre, o demiştir ki: Birisi bana Esma'dan
haber vererek şöyle dedi: "Esma cemreleri atınca, ben ona,
"Biz ise cemreleri gece attık", dedim. Bunun üzerine
Esma; "Biz Rasulullah'ın zamanında böyle yapardık,"
demiştir." (Ebu Davud)
Taberi şöyle demiştir: "Şafii, Ümmü Seleme ve Esma hadislerini
delil getirerek, gece yarısından sonra oradan ayrılmanın caiz
olduğu görüşüne varmıştır."
İbn Hazm; gece taş atma izninin, kadınlara mahsus olup, zayıf
olsun kuvvetli olsun, erkeklere böyle bir iznin olmadığını zikretmiştir."
Hadisin delalet ettiği özür sahibinin, gece gelip taş atmasına
gelince; bu konuda İbnü'l-Münzir demiştir ki: "Sünnet olan,
Nebi aleyhisselam'ın yaptığı gibi ancak güneş doğduktan sonra
taş atmaktır. Güneş doğmadan önce taş atmak caiz değildir. Çünkü
böyle yapan sünnete muhalefet etmiş olur. Güneş doğmadan önce
şeytan taşlayan, attığı taşları iade etmez. Çünkü hiçbir kimsenin;
"Bu yeterli olmaz," dediğini bilmiyorum."
Üst Taraftan Cemrelere Taş Atmak
Esved'den
rivayet olunduğuna göre o demiştir ki; "Ömer (r.a.)'ı Cemre-i
Akabe'ye üst taraftan taş atarken gördüm."
Ata'ya, üstten taş atmak hakkında sorulunca, Ata; "Bunda
bir beis yoktur" demiştir.
Bu iki rivayet Said bin Mansur'a aittir.
Taşları Üç Günde Atmak
Üç günde taş atmak için uygun vakit, zevalden başlayıp güneş batınca
bitmektedir.
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; "Nebi aleyhisselam
cemreleri güneş zevalde iken veya güneşin zevalinden sonra atardı."
(Ahmed, İbn Mace ve Tirmizi)
Beyhaki'nin Nafi'den rivayet ettiğine göre; Abdullah bin Amr şöyle
derdi: "Üç günde, güneş zevale gelmeden taş atmazdık."
Eğer taş atmayı geceye tehir ederse bu onun için mekruh olur.
Gece, ertesi gün güneş doğuncaya kadar taş atar. Bu görüş Ebu
Hanife dışında bütün mezhep imamları arasında ittifak konusudur.
Ebu Hanife ise üçüncü gün zevalden önce taş atmayı caiz görmüştür.
Çünkü İbn Abbas'tan rivayet edilen zayıf bir hadise göre İbn Abbas
(r.a.) şöyle demiştir: "Son ayrılış günü güneş yükseldiği
zaman taş atmak ve Mina'dan dönmek helal olur."
Teşrik Günlerinde Taş Attıktan Sonra Dua Etmek ve Durmak
Taş attıktan sonra, kıbleye dönük vaziyette Allah'a hamd ve duada
bulunmak, kendisi ve bütün mümin kardeşleri için istiğfar etmek
müstehabdır. Çünkü Buhari ve Ahmed'in Salim bin Abdullah bin Amr'dan,
onun da babasından rivayet ettiğine göre; Rasulullah (s.a.v.)
Mina mescidinden sonra cemre attığı zaman yedi çakıl taşı atar
ve her çakılı attıkça tekbir getirirdi. Sonra vadinin ortasına
doğru sol tarafa döner, orada vakfe yaparak kıbleye döner, ellerini
kaldırarak dua eder ve vakfeyi uzatırdı. Sonra ikinci cemreyi
yedi taş olarak atar ve her taş atışta tekbir getirirdi. Sonra
sol tarafa, ayrılıp gider, orada durmazdı.
Hadiste geçtiğine göre Rasulullah (s.a.v.), Akabe cemresinden
sonra durmaz, ancak son iki cemreden sonra dururdu. Bunun için
alimler bir esas koyarak demişlerdir ki; Kendisinden sonra o gün
taş atılmayan cemrede durmaz. Eğer o gün kendisinden sonra taş
atılacaksa o cemrede durur.
İbn Mace'nin İbn Abbas'tan rivayet ettiğine göre; "Nebi aleyhisselam
Cemre-i Akabe'yi attıktan sonra geçip gider, orada durmazdı."
Şeytan Taşlamakta Tertib
Rasulullah (s.a.v.)'den sabit olduğuna göre; o önce Mina'yı takib
eder, ilk cemreyi atar, onun arkasından orta cemreyi atar, sonra
Cemre-i Akabe'yi atardı. Yine Rasulullah (s.a.v.)'den; "Menasikinizi
benden alınız." hadisi sabit olmuştur. Bu hadisle, üç imam,
cemreler arasında tertibin şart olduğuna, Rasulullah'ın yaptığı
gibi bu sırayla taşların atılması gerektiğine delil getirmişlerdir.
Hanefilerce kabul edilen görüşe göre ise, tertib sünnettir.
Her Taş Atarken Tekbir ve Dua İle Taşları Parmak Aralarına Koymanın
Müstehab Olduğu
İbn Mesud ve İbn Ömer'den rivayet olunduğuna göre; bu ikisi
cemreyi atarken:
"Allah'ım haccımızı kabul et ve günahlarımızı bağışla"
derlerdi. İbrahim'den rivayet olunduğuna göre, o demiştir ki:
"Alimler Akabe cemresini atarken erkeklerin "Allahım
haccımı kabul et ve günahlarımı bağışla" demelerini müstehab
görürlerdi." Kendisine; "her taş atarken mi bu duayı
okuyorsun?" denildiğinde, "evet" cevabını vermiştir.
Ata'dan rivayet olunduğuna göre; o "Taş attığın zaman tekbir
getir ve tekbirini hemen taş attıktan sonra söyle." demiştir.
(Said bin Mansur)
Müslim'e göre Cabir hadisinde geçtiğine göre Rasulullah (s.a.v.)
her taş atışta tekbir getirirdi.
Fetih kitabında şöyle geçmektedir: "Alimler tekbir getirmeyene
bir şey gerekmediği üzerinde icma etmişlerdir."
Süleyman bin Ahvas'dan onun da annesinden rivayet olunduğuna göre;
annesi şöyle demiştir: "Rasulullah (s.a.v.), taşları attı,
insanlar da onunla beraber taş attılar." (Ebu Davud)
Şeytan Taşlamada Vekalet
Bir kimsenin hastalık ve benzeri sebeplerden dolayı taşlara dokunmaya
mani bir özrü varsa, taş atmak için vekil tayin edebilir.
Cabir (r.a.) şöyle demiştir: "Rasulullah (s.a.v.) ile beraber
hacc ettiğimizde beraberinde kadınlar ve çocuklar vardı. Çocuklar
adına telbiye getirdik ve onlar adına taş attık." (İbn Mace)
|