|
EL-MUHASSAB'A
İNMEK
El-Muhassab,
Hacun ile Nur dağı arasında bir vadi. Bu yere Ebtah da denir.
Rasulullah (s.a.v.)'in Mina'dan ayrılıp Mekke'ye giderken el-Muhassab'a
indiği, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazların orada kılarak
bir müddet uyuduğu sabit olmuştur. İbn Ömer de böyle yapardı.
Alimler bunun müstehab olduğunda ihtilaf etmişlerdir.
Aişe şöyle demiştir: "Rasulullah (s.a.v.)'in Muhassab'a inmesi,
oradan kolayca yola çıkmak içindir. Yoksa sünnet değildir. Dileyen
oraya iner, dileyen inmez."
Hattabi; "Bu daha önce yapılan bir şeydi, ancak sonra terk
edildi," demiştir.
Tirmizi şöyle demiştir: "İlim ehlinden bazıları, Ebtah'a
inmeyi, oraya inmeyi isteyenler dışında vacib görmeyerek müstehab
saymışlardır."
Bu yere inmekteki hikmet; Kureyş'in Beni Haşim ve Beni Muttalib
oğullarıyla, Muhammed (s.a.v.)'i kendilerine teslim edinceye kadar,
nikah yapmamaları ve alışveriş yapmamalarına dair yemin ettikleri
o yerde, düşmanlarına üstün gelme nimetini Nebi'sine bahşettiği
için Allah'a şükretmektir.
İbn Kayyım şöyle demiştir: "Nebi aleyhisselam'ın maksadı;
Allah'a ve Rasulüne düşmanlık ve küfür alametlerinin zahir olduğu
bir yerde. İslam alametlerini izhar etmektir. Şirk ve küfür alametlerinin
yerine tevhid alametlerini dikmek Nebi aleyhisselam'ın adetiydi.
Nitekim, Nebi aleyhisselam Taif mescidini, Lat ve Uzza putlarının
olduğu yere yapmıştı.
|