|
Umrenin
Vakti
Alimlerin
çoğu, umrenin vaktinin bütün senenin günleri olduğu ve senin herhangi
bir gününde eda edilebileceği görüşüne varmışlardır.
Ebu Hanife ise; yılın beş gününde umre yapmanın mekruh olduğunu
söylemiş ve bu günlerin, arafe, kurban bayramı ve üç teşrik günleri
olduğunu belirtmiştir.
Ebu Yusuf'un görüşü ise; arafe günü ve arafeyi takip eden üç günde
umrenin mekruh olduğudur. Alimler hacc aylarında umrenin caiz
olduğunda ittifak etmişlerdir.
Buhari, İkrime b. Halid'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Abdullah
bin Ömer (r.a.)'a hacdan evvel umre yapmayı sordum, cevaben dedi
ki; "Hacdan evvel umre yapmakta bir beis yoktur. Zira Nebi
aleyhisselam hacdan evvel umre yapmıştır."
Cabir (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre; Aişe (r.a.) hayız olduktan
sonra, Kabe'yi tavaf etmek dışında bütün hacc vazifelerini yaptı.
Hayızdan temizlenince de Kabe'yi tavaf etti ve şöyle dedi: "Ya
Rasulullah, siz hacc ve umre yapmaya gidiyorsunuz. Ben ise hacc
yapıyorum." Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) Abdurrahman
bin Ebibekir'e Aişe'yi, Tenim'e çıkarmasını emretti. Böylece Aişe
(r.a.) Zilhicce ayında hacdan sonra umreye niyetlendi.
Daha önce geçtiği gibi, umrenin en faziletli vakti Ramazan'dır.
Umrenin Mikatı
Umre yapmak isteyen, daha önce geçen hacc mikatlarının ya dışında
bulunur veya içinde bulunur. Eğer dışında ise, ihramsız olarak
hacc mikatlarını geçmesi helal olmaz. Çünkü Buhari'nin rivayet
ettiğine göre Zeyd bin Cübeyr, Abdullah bin Ömer'e gelerek, "Umre
yapmam için nereden ihrama girmem gerekir?" diye sormuş,
Abdullah bin Ömer'de; "Rasulullah, Necd ehli için Karn'ı
Medine ahalisi için Zülhuleyfe'yi, Şam ahalisi için ise Cuhfe'yi
mikat olarak tayin etti," demiştir.
Şayet mikatlardan beri tarafta bulunuyorsa Harem'de bile olsa,
umreye girmek için mikat yeri Hil'dir. Çünkü bu konuda daha önce
Buhari'nin rivayet ettiği hadis geçmiştir. Bu hadiste; "Aişe
(r.a.) Tenim'e çıktı ve oradan ihrama girdi," denmekte olup
aynı zamanda bu Rasulullah'tan bir emirdir.
|