|
ÜZERİNDE
HACC BORCU OLARAK ÖLEN KİMSE
Her
kim üzerinde farz veya adak hacc borcu olduğu halde ölürse, velisine,
ölenin borcunu ödemesi gerektiği gibi, ölenin malından bir kimseyi
hacca göndermesi de gerekir.
İbn Abbas (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; Cüheyne kabilesinden
bir kadın Nebi aleyhisselam'a gelerek şöyle dedi: "Anam haccetmeyi
adamıştı. Fakat haccedemeden öldü. Onun yerine haccedebilir miyim?"
Nebi aleyhisselam ona "Evet, onun yerine haccet. Ne dersin?
Annenin borcu olsaydı, onu öder miydin? Allah'a olan borçları
da ödeyin. Çünkü Allah, borcu ödenmeye en layık olandır. (Hadisi
Buhari rivayet etmiştir.)
Bu hadiste, vasiyet etsin veya etmesin ölü için hacc yapılması
gerektiğine delil vardır. Çünkü borcun mutlaka ödenmesi gerekir.
Kefaret, adak ve zekat gibi, diğer mali haklar da bunun gibidir.
İbn Abbas (r.a.), Zeyd bin Sabit (r.a.), Ebu Hureyre (r.a.) ve
Şafii bu görüşü benimsemişlerdir. Onlara göre ana paradan hacc
ücretini çıkarmak gerekir. Zahir olan şudur ki; eğer ölünün geride
bıraktığı malı haccına ve borcuna yetmiyorsa, hacc borcu kul borcuna
tercih edilir. Çünkü Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in
"Allah borcu ödenmeye daha layık olandır," ifadesi vardır.
İmam Malik, "Eğer vasiyet ederse, velisi hacceder" demiştir.
"Şayet ölen vasiyet etmemişse, velisi onun adına haccetmez.
Çünkü haccın, bedenle yapılacak kısmı mali kısmından daha çoktur.
Bu durumda vekillik kabul edilmez. Eğer ölen vasiyet etmişse,
malının üçte birinden hacc yapar.
|